Eğer bu yazıyı okuyorsanız sanayi dalgıcı olmayı düşünüyorsunuz demektir. Bu yazıda Türkiye’de ve Dünya’da nasıl sanayi dalgıcı olunuyor, bunu öğreneceğiz. Öncelikle ülkemizden başlayalım.
Türkiye’de sanayide yani endüstriyel dalışta çalışmanın iki yolu var. Biri bu işin okulunu okumak diğeri alaylı dalgıçlık yani aday dalgıç belgesi. Öncelikle okul yolunu inceleyelim.
— Çılgın bir soru, sizce dünyanın en uzun edüstriyel dalış eğitimi hangi ülkede?—
Sualtı Teknolojisi Bölümü Öğrencisi Olmak
Türkiye’de endüstriyel dalış sektöründe çalışmak için tavsiye edeceğim yol Sualtı Teknolojisi bölümünü okumanızdır. Bu bölüm 2 yıllık bir yüksekokul bölümü. Ülkemizde bulunan okul sayısı birkaç yılda bir değişiyor. YÖK Atlas’tan bakmanız en iyisi olacaktır.
Her okulun farklı avantajları ve dezavantajları var. Ben öğrencisi olduğum Piri Reis Üniversitesi’ni tavsiye ederim. Okurken diğer bölümlerden de arkadaşlarım olduğu için o zamanlar diğer okullarında eğitimlerine hakimdim. Genellikle birbirlerine yakınlar ama bir diğerinden aşırı ileri seviyede diyebileceğim bir okul yok. Kriterlerinize uyan herhangi bir okula gitseniz pişman olmazsınız. Sonuçta eğitimin yanında bir çok farklı kriter daha var. Kimisinin farklı bir şehire gitmesi gerekiyor, kimisi yaşadığı şehirde kalmak istiyor. Her okulun uygulamalı ve teorik eğitimlerinin artıları eksileri topladığınızda farklı sonuçlar vermiyor.
Sualtı Teknolojisi bölümü yoğun bir şekilde uygulamalı bir bölümdür. Benimde en sevdiğim yanı denizde veya havuzda dalış yaparak gerçekleştirdiğimiz sınavlardı. Tüplü dalış, yüzeyden destekli dalış, kaynak ve kesme, sualtı becerileri gibi uygulamalı derslerin yanında denizcilik, dalış fiziği, dalış sistemleri gibi teorik ve dersleri içeriyor.
Uygulamalı dersler için bir ön bilgi gerekmiyor. Bir spor geçmişinizde olması gerekmiyor, ama dayanıklılık gerektirdikleri kesin ve sık sıkta vücudunuzla ağırlık kaldırmayı içeriyor. Bu yüzden yorulmaya hazır olun.
Önceden bir spor geçmişiniz varsa bu bir avantaj. Önceden dalış bilginiz varsa bu da avantaj, ama gerekli değil. Bu iki avantajada sahip olsanız bu bölümde öğreneceğiniz çok şey var.
Teorik derslerin isimleri sizi korkutmasın. İşle alakalı ve her dalgıcın bilmesi gereken seviyede öğretiliyor. Aşırı zor bir matematik ya da fizik söz konusu değil.
Derslere ek olarak her okulda öğrenciye kendi temel dalış ekipmanını alması tavsiye edilir. Her okul genellikle bu temel ekipmanlar küçük bir stokla bulunur. Ama hem sektörde işe başlandığında kullanmak için, hemde genellikle sportif dalış yapanlarda bilecektir ki standart olarak bulunan ekipman daha az rahat, yıpranmış, daha az hassas ve daha kullanışsız olduğu için bütçeniz el verdiğince kaliteli bir şekilde ekipman almanızı bende tavsiye ederim. Burada bir diğer tavsiyem bu bölümü bitiren öğrencilerin büyük bir kısmı bu işi yapmadığı için ve dalış sektörüde pahalı bir sektör olduğu için oldukça geniş bir ikinci el pazarı var. Örnek olarak palet gibi bazı ekipmanlar, bir de kaliteli ise, kolay kolay yıpranmaz. Diğer ekipmanlarda sanayi işinde kullanılmamışsa veya çok eski değilse gayet iyi durumdadır. Çünkü dalış ekipmanı zaten yıpratıcı koşullarda kullanılmak için tasarlandığı için genellikle dayanıklı olur.
- Bu konuda daha fazla detay için sualtı teknolojisi ekipman listesi yazıma buradan göz atabilirsiniz.-
Bölümde genelde 1.sınıf 1.dönem temel yüzme, ikinci dönem tüplü dalışlar, 2.sınıfın başlaması ile başlıklı dalışlar ve kesme – kaynak eğitimleri şeklinde ilerler.
Yasal Prosedür—
Türkiye’de “Profesyonel Sualtıadamları Yönetmeliği” yasasına göre endüstriyel dalgıçlığın dört seviyesi var. Bunlar:
- Aday Dalgıç
- Balıkadam
- 2. Sınıf Dalgıç
- 1. Sınıf Dalgıç
Sualtı teknolojisi bölümünden mezun olduğunuzda en yüksek seviye olan 1.Sınıf Dalgıç seviyesi ile mezun oluyorsunuz. Dünya’da sınıflandırmalar bu şekilde değil ve bizim yasamızda aslında 2.Dünya Savaşı sonrasındaki Amerikan ordusu sınıflandırılmaları üzerinden oluşturulmuş. (Dalış sektöründe Amerikan ordusu standartları global olarak popülerdir)
Bu bölümlere sahip olan okullar Liman Başkanlığı ile bu yasada belirtilen kriterler üzerinde akreditedir. Okullarda gerçekleştirilen dalış saatleri ve eğitim içeriği bu yasaya göre oluşturulmuştur.
Bölüm boyunca yaptığınız dalışlar dalış defterinizde kayıt altına alınır. Mezun olduğunuzda bu dalış defterini ve diğer çeşitli belgelerinizi liman başkanlığına götürürsünüz. Mezun olduktan sonraki prosedür için Birinci Sınıf Dalgıç Belgesi Nasıl Alınır yazıma bakabilirsiniz.
- Yol ise Alaylı Bir Dalgıç Olmak
Alaylı dalgıçlar sektörde büyük çoğunluğu oluşturuyor. Yasal olarak dalış amiri olamamalarına rağmen bir çok yerde kağıt üstünde başka bir amir varken onların amirlik yaptığına şahit olabilirsiniz. Okumuş bir dalgıçla okumamış bir dalgıcın farklarını net bir şekilde görebilirsiniz. Özellikle dekompresyon teorileri ve iş güvenliği kurallarında fazlaca eksiktirler. Bir işi yerine getirebilirler ama uzun dönemde hayatınıza tek parça devam etmek istiyorsanız yanınızda okumuş dalgıçların çalışmasını istersiniz.
Ülkemizde neredeyse sadece “ben dalgıç olacağım” diyip aday dalgıç olabiliyorsunuz. Ama bu yolu anlatmayacağım çünkü bu kadar saçma bir sistem olamaz. Hiçbir gelişmiş ülkede böyle bir uygulama yok. Aday dalgıçlıkla başlayan yolculuk sadece 2.sınıf dalgıç seviyesine kadar uzanabiliyor.
Bu dalış seviyelerinin ise pek bir önemi yok desem abartmış olmam. Ülkemizde dalış sektöründe oldukça az denetim var ve insanların yetkisi üzerinde dalışlar gerçekleştirdiğini gördüm ve duydum. Ortalama olarak yılda en az bir ölümlü kaza haberlere yansıyor. Bu kazalarda her zaman kurallara uymamaktan kaynaklanıyor. Geçici yaralanmayla sonuçlanan kazalar pek konuşulmadığı için istatistiği konusunda bir fikrim yok. Bir kazanın sonucunu belirleyen tek faktör ise şans.
Peki Yurtdışında Nasıl?
Evet asıl uzmanlık alanıma hoş geldiniz ama burada detaya girmeyeceğim. Dünya’da her ülkenin kendi dalış yasaları var. Dalış sektörü oldukça içe kapalı bir sektör ve dünya çapında nasıl olduysa her ülkede dalış sektörü dışa kapalı bir şekilde kalmayı başarmış.
Başta Amerika ve Avrupa’nın dalış standartları geliyor. Eğer bu iki standarttan birinde eğitim alabilirseniz o bölgenin dalış kanunlarına uygun olursunuz. Son yıllarda ADCI (Amerika) ve IMCA (Avrupa) birbirini tanıdı.(ADCI için ilgili yazıma buradan göz atabilirsiniz).Yani eğer birine sahipseniz diğerine “crossover” parası ödeyip onun denk sertifikasına da sahip olabiliyorsunuz.
Birde ADAS (Avustralya) var. (ADAS yazıma buradan göz atabilirsiniz) Ülkemizde Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi bazen ADAS kursu organize ediyor. Ama öngereksinimleri, ücreti ve eğitim tarihi gibi detaylar var. Yeni başlayan birini direkt olarak alakadar etmiyor ama kulak dolgunluğu olması açısından belirtiyorum. Ayrıca Avustralya dışında ADAS kursu tamamlayıp kartını alırsanız kartınız eğitimi aldığınız dili belirtiyor. İngilizce kartı almak için global olarak kabul gören İngilizce sınavlarından belli bir puan alıp ADAS’a başvurmanız gerekiyor. (ADAS yazımda detaylı anlattım.)
Avrupa, Amerika, İskandinavlar, İngiltere gibi yerlerde bu işin bir okulu yok. Birkaç aylık bir kurs olarak eğitimi veriliyor. Bu eğitimlerde, Türkiye’deki okullarda istenenden daha fazla ekipmanların öğrenci tarafından getirilmesi isteniyor. Kurs masrafı, ekipman masrafı, kalacak yer masrafı derken gayet güzel bir fiyat çıkıyor ortaya. ( Eğer böyle bir hayaliniz varsa daha bu plana uçak biletini dahil etmedim bile. Üstelik iyi seviyede bir İngilizce bilmeniz gerekiyor.)
Bu kurslar çeşitli seviyelere ayrılıyor ama bir genelleme olarak;
- Hava dalgıcı 1-2
- Karışım gaz dalgıcı 1-2
- Satürasyon dalgıcı
gibi seviyelere ayrılıyor. Bazı sistemlerde bu seviyelerde kendi altında seviyeler içeriyor olabilir. Tabi bir diğer seviyeye başvurabilmeniz için tamamlamanız gereken dalış sayısı gibi kritelerde oluyor.
Eğer bu seçeneği düşünürseniz bu kurslar genellikle öğrenci vizesi kapsamına girmiyor. Globalde uluslararası sertifikalara sahip Türk endüstriyel dalgıç 10’dan az desem abartmış olmam. Bunu halletseniz bile daha sırada iş izni engeli sizi bekliyor olacak. Bir ek olarakta Türkiye’de Deniz Kuvvetleri’nin dalgıçlarının Amerikan Ordusu ile değişim programıyla orada da eğitim almış ve ADCI sertifikasına sahip olanları var. Ama onun sayısı da pek yüksek değil ve bu kişilerin pekte global olarak dalış yapmanın peşinde koştuğu söylenemez.
Son olarak, Amerika’da ismi ya da içeriği bizimkine benzeyen 2 yıl civarı eğitim süresine sahip olan programlar var. Ama tek bir standartta olmadıkları için hiç incelemedim.
Başta sorduğumuz sorunun cevabına gelirsek. Dünya’da ki en uzun dalgıç eğitimi 2 yıl ile Türkiye’de.
Kişisel düşüncem olarak ben bu sektörde çalışmayı tavsiye etmem. Ama okuması çok eğlenceli bir bölümdür. Türkiye’nin en keyifli bölümüdür desem abartmış olmam.

